![]() |
| Matisse’in "Şapkalı Kadın" |
Sergiye gelenlerin en çok yadırgadıkları tablolardan biri de Matisse’in "Şapkalı Kadın"ıydı. Resim oldukça zarif bir biçimde oturmuş bir kadını (bir manken gibi poz veren Matisse’in kendi karısını) gösteriyordu. Kadının başında resmi bir toplantı için belki fazla gösterişli olmakla birlikte, Bois de Boulogne’da hiç de aykırı sayılmayacak bir şapka vardı. Yüzünde mavi -yeşil çizgiler vardı. Gölgeler ya da konturlar sertti. Ayrıca fırça darbelerinde de aldırışsız bir savrukluk görülüyordu. Sergiye gelen izleyiciler tarafından yeni sanat akımı biraz şaşkınlık ve biraz da eleştiriyle karşılanarak temellendi.
Özellikleri
- Resimde özgür komposizyonlar olusturulmustur.
- Duyguların dısa vurulmasında ara renkler bir yana bırakılarak,daha cok saf ve göze batan renkler kullanılmıs ve bunlar genis yüzeyler halinde boyanmıstır.
- Yüzeysel anlatım,renk ve konturlar resmin asıl ögeleri olmus,derinlige yer verilmemistir.
- Fovist resim,sok etkisi yapan renklere,özgürce olusturulan komposizyonlara ve resim yüklenen anlatıma dayanır.
Henri Matisse
Picasso ve Kandisky ile birlikte modern sanatın en büyük sanatçılarından biri olarak kabul edilen Henri Matisse, Fovizm’in (Vahşi hayvanlar) akımının temsilcilerindendir. 1869 yılında Fransa da doğan Matisse, 1891 yılında babasının itirazlarına rağmen hukuk kariyerini terk ederek sanat eğitimi almak üzere Paris’e gitti. ” Dışa vurum ulaşılması gereken en önemli şeydir, duyguları renkle anlatmak istiyorum” diyen sanatçı, resimlerinde ritmik, katışıksız renkler kullandı. Arabesk çizgileri tercih eden Matisse, öznel duygular algılamalar yoluyla doğa ve hayata özgün yorumlar kattı. İlk başlarda geleneksel Flaman üslubunda ölü doğa, manzaralar ve klasik ustalardan kopyalar yapan Matisse, teknik bir yetkinliğe ulaşmaya başlasa da özgün bir üsluptan uzaktı. Çoğu erken dönem çalışmalarında koyu tonların hâkim olduğu bir renk paleti ve kasvetli bir hava dikkat çekmektedir. Yine de geleneksel ustaların etkisinden çabuk çıkan ressam kısa süre sonra çağdaş sanatı ve özellikle de İzlenimci sanatçılardan etkilendi. Özellikle Chardin’den etkilenen sanatçı, onun Louvre Müzesi’nde bulunan dört resminin kopyalarını yaptı.
Maurice De Vlaminck
1901 yılında Van Gogh'un tablolarını gördüğünde, Van Gogh' un etkisinde kalarak, yepyeni fikirler edindi...Fovizm ve Expresyonizm akımları tercih ederek çok önemli eserler üretti.
Van Gogh sergisinde Matisse ile tanıştı. Matisse, 1904’de Chatou’da onu görmeye geldi; Salon des Indépendants’da ve Salon d’Automne’da, “The Wild Animals Cage” sergisinde yapıtlarını sergileme imkanı sağladı. 1907’ye değin tüpten çıktığı gibi kullandığı karıştırılmamış renklerle yaptığı resimlerine Van Gogh üslubundaki fırça vuruşlarıyla dinamizm kazandırdı. Güçlü ve içgüdüden gelen katışıksızlıkla resim yaparak, canlı ve engellenmemiş bir dünyayı anlatmakta büyük başarı kazandı. Fovizm Vlaminck için ne bir yenilik, ne de bir tutum biçimiydi, ama olmak, davranmak, düşünmek ve solumak için bir yoldu. Bu nedenle Fovizm’in önde gelen temsilcilerinden oldu.
Vlaminck ' in yapıtlarına baktığımızda hangi akımın etkisi ile yaptığını anlamak hiç de zor olmuyor...Bir dönem Van Gogh etkilenmesi ile çalışmalar yaparken , başka bir dönemde Cézanne etkisi altında kalarak çalışmalar yapmıştır...Ve bir başka dönemde Fovizm akımına yönelik eserleri ustaca gerçekleştirmiştir...Bu bende Vlaminck ' in bir uslüp , stil , tarz arayışı içinde olduğu izlemini veriyor...





